Pek çok araştırmacı kongre bildirilerini sunuyor, ancak bunların önemli bir kısmı makaleye dönüşmeden kalıyor. Oysa kongre bildirisi, bilimsel makale için güçlü bir ilk taslak olabilir.
1. Bildiri metnini yeniden gözden geçir
Kongre kitabındaki metni olduğu gibi dergiye göndermek yerine, yeniden yapılandır.
Derginin yazım kuralları, hedef kitle ve makale türü (araştırma, derleme vb.) doğrultusunda revize et.
2. Literatürü güncelle
Kongreden sonra alanda yeni yayınlar çıkmış olabilir.
Özellikle giriş ve tartışma bölümlerinde son 2–3 yılın çalışmalarını mutlaka ekle.
3. Yöntem bölümünü ayrıntılandır
Bildirilerde yer darlığı nedeniyle kısalttığın örneklem, ölçek, analiz teknikleri gibi bilgileri makalede genişlet.
Yöntemsel şeffaflık, hakemler için kritik bir değerlendirme ölçütüdür.
4. Bulguları sistematik şekilde sun
Tablo ve şekilleri dergi şablonuna uygun hale getir.
Bulguları sadece “ne bulduk?” üzerinden değil, “bu bulgular ne anlama geliyor?” sorusuyla birlikte tartış.
5. Kongre geri bildirimlerini kullan
Oturumda aldığın sorular ve eleştiriler, makaleyi güçlendirmek için değerli ipuçlarıdır.
Hakemlerin sorabileceği noktaları önceden düşünmüş olursun.
6. Uygun dergiyi stratejik olarak seç
Alan, indeks, dil, yayın süresi ve erişim politikalarını (açık erişim vb.) dikkate al.
Derginin daha önce yayımladığı makaleleri inceleyerek kendi çalışmanın uyumunu değerlendir.
Kongre bildirisi, doğru adımlarla ilerlediğinde, atıf alabilen tam teşekküllü bir makaleye dönüşebilir.

Osmanlı Devleti’nde yetimlerin korunması ve eğitilmesi görevi öncelikle yakın akrabalarda olmakla birlikte erken zamanda vakıfların bu vazifeyi üstlendiği görülmektedir. 19. yüzyıldan itibaren ise Eytam Sandıkları ve Eytam Müdürlükleri kurulmuş, Darülaceze, Darüşşafaka, Islahhane, Sanayi Mektepleri, Darülhayr-ı Âli, Daüleytam ve Himaye-i Etfal Cemiyeti bu alanda hizmet vermiştir. Bu kurumlardan Darülaceze ve Darüşşafaka aynı adla Cumhuriyet devrinde hizmetlerine devam ederken Himaye-i Etfal Cemiyeti Çocuk Esirgeme Kurumu olarak günümüze kadar gelmiştir. Ayrıca, mütareke dönemi ve sonrasında Kazım Karabekir yetimlerin muhafazası ve eğitimi için gayret göstermiş, kurduğu “Çocuklar Ordusu” ile önemli bir hizmeti ifa etmiştir.